Belâgat-ı Osmâniye - Kelâmın Muktezâ-yı Hâle Mutâbakatı - Ahvâl-i Müsnedün İleyh.

belagat

Ve ism-i işaret olarak îrâd olunması, hâzır ve müşâhid olduğu takdirdedir.

Bu dahî ânı ekmel vech üzere temyîz içindir. Nitekim: Mahkemede hâzır olan müddeî ve müddeâ bih’e işâret ile «Şu mal, bu adamındır» deyû şehadet olunur.

Bazen tazim, ya tahkîr veya terahhüm için olur. Nitekim: Tazim makamında: «Falan muharebeyi, işte bu kumandan kazandı.» denilir. Tahkîr makamında: «Şu herif mi bizimle bahs edecek?» denilir. Terahhüm makamında: «Bu bîçâreler neler çekti» denilir.

Bazen müsnedün ileyh, mütekellim ile muhâtab beyninde malum olduğundan «O» deyû tarif olunur. Nitekim: Vürûduna intizâr olunan bir adam hakkında: «O adam geldi» denilir. Bundan dahî tazim, teberrük, tahkîr gibi manalar kasd olunur. Nitekim: «O zât», yahut «O zât-ı şerîf geldi» ve yahut «O herif geliyor» denilir.

Müsnedün ileyh’in ilmiyetle tarifi: Yani: İsm-i hâs olarak îrâd olunması, ânı def’aten biaynihî yani: Cemi müşahhasâtıyla sâmi’in zihnine getirivermek içindir.

Medh ve zemmi müşir olan lakaplardan, bazen medh ve zem dahî kasd olunur. Nitekim: «Ebu’l-Hayr Efendi, hayrı sever bir zâttır» ve «Kara Çelebi gaddardır» denilir.

Ve izâfeti, ber-vech-i bâlâ tarif, ya tahsîs içindir. Ve bazen

belagat

tazîmi, ya tahkîri müşir olur. «Falan paşa’nın oğlu» ve «Mahalle bekçisinin oğlu» gibi. Bazen dahî mücerred «Teşrîf» için olur. «Beytullâh» gibi.

Kâide-i türkiyye üzere muzâfun ileyh, dâimâ muzâf üzerine takdîm olunur; fakat bazen vezin için tehir kılınır:

Ayağından bu bezmin el çekip dûr olmamız yeğdir

Mısraında olduğu gibi.

Ama müsnedün ileyhin tenkîri, ve hiddet içindir. «Bir kişi geliyor» denildiği gibi.

Bazen tefhîm, ya tasgîri müşir olur. Nitekim: «Âna bir hal oldu» denilir ki «Büyük hal oldu» demek olur. «Ânın bir sözü, seni ihyâ eder» denilir ve «Küçük sözü» irade olunur.

Sh. 37-38

Tazammun - 2021-02-23 - Kısa Metinler