Lisanımızda Fârisî kâidesiyle yapılan mürekkeb sıfatlar eskiden pek ziyade kullanılırdı. Bunlara «Vasıf Terkîbi» dahi denir.

En mühim Farisî mürekkeb sıfat kâideleri şunlardır:

1. Farisî emri hâzırların evveline münasip bir kelime getirilir:

Mürekkeb Sıfat Münasip Bir Kelime Fârisî Emri Hâzır
شرف بخش شرف بخش
حریت پرور حریت پرور
روح نواز روح نواز
وقعه نویس وقعه نویس
ملال آور ملال آور
دهشت انگیز دهشت انگیز
سما پیرا سما پیرا
طاقت شکن طاقت شکن

Bahş » Şeref » Şerefbahş (Şeref veren)

Perver » Hürriyet » Hürriyetperver (Hürriyeti seven)

Nevâz » Ruh » Ruhnevâz (Rûhu okşayan)

Nüvîs » Vak’a » Vak’anüvîs (Vak’a yazan)

Âver » Melâl » Melâlâver (Keder getiren)

Engîz » Dehşet » Dehşetengîz (Dehşet koparan)

Pîrâ » Semâ » Semâpîrâ (Semâyı süsleyen)

Şiken » Tâkat » Tâkatşiken (Tâkati kıran)

2. Fârisî Tavsîfî Terkiplerden mevsûf’un esresi hazf edilerek mürekkeb sıfat teşkîl olunur:

Mürekkeb Sıfat Tavsîfî Terkip
دلشاد دل شاد
سينه صاف سينهٔ صاف

Dil-i Şâd (Memnun gönül) - Dilşâd (Memnun gönüllü)

Sîne-i Sâf (Temiz yürek) - Sîne Sâf (Temiz yürekli)

3. Fârisî Tavsîfî Terkiplerde sıfat ile mevsûf’un yerleri tebdîl olunur, yani sıfat, mevsûf’un evveline getirilir mevsûf’un esresi hazf edilir:

Mürekkeb Sıfat Tavsîfî Terkip
عالى قدر قدر عالى
خوشبو بوى خوش

Kadr-i Âlî (Yüksek kadir) - Âlî-kadr (Yüksek kadirli)

Bûy-i Hoş (Güzel koku) - Hoş-bû (Güzel kokulu)

4. Fârisî İzâfî Terkiplerde muzâf ile muzâfun ileyh’in yerleri değiştirilir; yani: muzâfun ileyh evvel, muzâf sonra getirilir ve muzâf’ın sonundaki esre hazf edilir:

Mürekkeb Sıfat İzâfî Terkip
ماهْ پرتو پرتوِ ماه
فضيلتْ سمات سماتِ فضيلت

Pertev-i mâh (Ay ziyâsı) - Mâh-pertev (Ay ziyâlı)

Simât-ı Fazîlet (Fazîletin alâmeti) - Fazîlet-simât (Fazîlet alâmeti)

5. Teşbîh gösteren Fârisî İzâfî Terkiplerden muzâf’ın nihayetindeki esre hazf edilerek teşkil olunur:

Mürekkeb Sıfat Teşbîhî Terkip
ماهْرو ماهِ رو

Mâh-i Rû (Ay gibi yüz) - Mâh-rû (Ay yüzlü)

6. Fârisî ism-i mef’ûllerin evveline münasip bir kelime getirilerek yapılır:

Mürekkeb Sıfat Münasip bir Kelime İsm-i Mef’ûl
تجرب ديده تجربه ديده
أمل شكست أمل شكسته

Dîde » Tecrübe » Tecrübe-dîde (Tecrübe görmüş)

Şikeste » Emel » Emel-şikeste (Arzusu kırılmış)

*Hazf edilmek: Giderme, yok etme.

Türkçe Yeni Sarf ve Nahiv Dersleri (Sh. 85-86) - Midhat Sâdullâh (İktibas ile hazırlanmıştır)

Kategori: Anasayfa Ekleyen: Tazammun Tarih: 2019-03-10