Osmanlıca öğrenmeyi düşünenler nelerle karşılaşıyor, ne gibi merhaleler onları bekliyor? Zor mu? Kolay mı? Uzun sürer mi?

osmanlıca eğitim

Osmanlıca Arap Harfleriyle mi yazılır?

Arapça harfleri ihtiva etmekle birlikte Farsçadan alınma harfler de vardır. Hatta bir de Türkçeye has harf (kâf-ı nûnî) vardır.

Öğrenmesi zor mudur?

Temel düzeyde öğrenmek 45 dakikalık 15 dersle mümkündür diye düşünüyorum. Kısa sürede önce kelime, sonra cümle okumalarına geçilebilir. Buna 30-45 gün eğitim daha eklesek, Farsça ve Arapça kelimeleri tanıma, okuma belli oranda gerçekleşecek ve nispeten daha verimli okuma yapacak düzeye gelinecektir. 

Ne kadar zaman sonra “artık ben Osmanlıca biliyorum” diyebilirim?

2 veya 2 buçuk aylık bir eğitimden sonra, tabii metin okumalarını da ihmâl etmeyerek ilk, büyük adımı atmış, Osmanlıca dünyasına girmişsiniz diyebiliriz. Yalnız, el yazması eserler ve bazı farklı stiller (rik’a, ta’lîk gibi) okuyabilmek için daha çok bu alanda tecrübe kazanmalı, buna çalışmalısınız.

2, 2 buçuk ay sonra matbû (düz, karışık olmayan, basılı metinler) okuyabilir miyim?

Evet. Bu süre sonunda, lügat yardımıyla matbû metinleri okuyabilirsiniz. Belki biraz da sizin gayretinize bağlı olarak bu süre değişebilir.

İlerisi yok mu? Elbette var. Kelime haznesini zenginleştirmek; kitabe, mezar taşı, el yazması ve başkaca yazıları okuyabilmek için ilerletmek gerekecektir. Bu ayrı bir uzmanlık ve tecrübe işidir diyebiliriz.

Diyelim ki öğrendim, okuyacak eser nereden bulacağım? Osmanlıca konuşan mı var?

İnternet üzerinden matbu, hatta yazma eserlere dahi erişebilirsiniz. Araştırma esnasında yabancı kaynaklarda Osmanlıca eserler görmek de sizi şaşırtmasın. Şu halde biz konuşmak değil, okuyup anlayabilmek isteriz. Bunun yanında, tarihî yazıların dünyasına da ilk adım atılmış olur. Tabi kelime haznemizi geliştirmek de işin bir başka yanı.

Osmanlıca okudukça görülecektir ki her eser ağır değil, kolay okunan eserler de var, çözüp anlaması emek isteyen eserler de. Arapça kelimelerin ağırlıklı olması sizi lügat karıştırmaya sevk edecektir.

Bu bir yolculuk, çıkmak isteyene.

Kategori: Anasayfa Ekleyen: Tazammun Tarih: 2019-12-11

İyi derecede Osmanlıca okuyabilmek için devamlılık gerekiyor. Düzenli çalışma için; zaman, mekân, araç, kitap gibi hazırlıklar önceden plânlanmalı.

Bugün belli seviyede Osmanlıca bilgisi olanların kitap bulmak, daha doğrusu okunacak uzun metinler bulmak ve okumak için başvuracağı kaynak İnternet olacaktır. Elbette bazı kitap ve metinler bulunabilir fakat bu noktada İnternet bize geniş ufuklar açmaktadır. Açık Erişim PDF kitapları rahatça bulabiliyoruz.

Farklı kitaplara geçiş yapmak, farklı tecrübelere yol almak demektir. Bu, size daha fazla kelime öğrenme ve manasını araştırma azmi verecektir. Lügat karıştırmak meşakkatli olabilir ama artık çevrim içi sözlükler var. İster Osmanlı, ister Latin harfleriyle arama yapma imkânı bulunabiliyor.

computer

Öyleyse tüm bunlardan hareketle İnternet destekli çalışma düşünülmelidir. Bunun da en verimli yolu; rahat, geniş ekranlarda çalışmaktan geçiyor. Münâsip oturma pozisyonunda rahat ve verimli çalışmak için size öncelikle bir masa üstü veya diz üstü bilgisayar gerekiyor diyebiliriz. Devamlı ve düzenli çalışmak için böylesi verimli olacaktır.

Tablet ve telefon üzerinden yeterli verimi elde etmeniz oldukça zor.

Kategori: Anasayfa Ekleyen: Tazammun Tarih: 2019-12-07

İsm-i tafdîl: İsmi fâil cinsinden olup aynı manayı taşıyan bir sıfattır. Ancak, ismi fâil veya sıfatı müşebbehelerdeki bir sıfatın, bu vezinle anlatılmak istenen şeyde pek çok olduğunu veya bir kimse ya da nesnede diğerlerinde nisbetle daha çok olduğunu -nisbî büyüklüğü- ifâde eder.

Bu vezin Cenâb-ı Hakk'ın sıfatları için kullanıldığında, gerek sıfat-ı müşebbehe, gerekse mübâlağalı ismi fâillerde olduğu gibi, hiçbir cihetle Ondan daha büyük olmak mümkün olmadığından en çok (mutlak) büyüklüğü ifâde eder. 

Ef’al

Bu vezin müzekker’dir.

افعل

اعظم افضل اكرم اصغر اكثر اقدم 

A’zam, efdal, Ekrem, asğar, ekser, akdem.

Fu’lâ

فُعلا

اخرا حسنا عليا كبرا صغرا سفلا

Uhrâ, hüsnâ, ulyâ, kübrâ, suğrâ, süflâ.

Bu vezinde, kelime sonunda gelen harf ye olmakla birlikte, Osmanlıcada elif ile yazılır.

Hayrat Vakfı'nın Osmanlıca Dersleri videolarından alınan notlardan istifâde edilmiştir.

Kategori: Anasayfa Ekleyen: Tazammun Tarih: 2019-09-25

Mübâlağalı İsm-i Fâ’il, bir işi daimi sûrette çokça yapmayı ifâde eder. Bir işi çokça ve daimi yapan fâilin sıfatıdır.

Fa’âl kalıbında (vezninde) geldiğinde; mesela ilm bilmek demektir, allâm çokça bilen demektir.

Fa’âl

فعّال

علّام فتّاح كشّاف سيّاح نمّام توّاب

Allâm, fettâh, keşşâf, seyyâh, nemmâm, Tevvâb.

Fe’ûl kalıbında (vezninde) geldiğinde; mesela cesâret masdarından cesûr çokça cesaret gösteren demektir.

Fe’ûl

فعُول

جسور شكور غفور عنود وقور حسود

Cesûr, Şekûr, Ğafûr, anûd, vakûr, hasûd.

Fa’îl kalıbında (vezninde) geldiğinde; mesela hıfz masdarından hafîz çokça hıfz eden (koruyan) demektir.

Fa’îl

فعِيل

حفيظ كريم حكيم فقير طبيب رقيب

Hafîz, Kerîm, Hakîm, fakîr, tabîb, Rakîb.

Allâh’ın sıfatı olduğunda mübâlağa bildirirler.

Kategori: Anasayfa Ekleyen: Tazammun Tarih: 2019-09-24

İsm-i Mensûb, nispet bildirir. Bu bir yere veya mesleğe mensup olmayı işaret eder.

Mensûbiyet belirtmek için kelimenin sonuna ye getirilir:

استانبولى مصرى كريدى سماعى غضبى مللى فارسى عربى

İstanbulî, Mısrî, Giridî, Semâî, Gazabî, Millî, Fârisî, Arabî.

Eğer kelime, ünlü harfle bitiyorsa vav + ye getirilir:

معنوى سماوى علوى اخروى دنيوى

Ma’nevî, semâvî, ulvî, uhrevî, dünyevî.

Kategori: Anasayfa Ekleyen: Tazammun Tarih: 2019-09-12

Osmanlıca bizim eskimez Türkçe’mizdir. Osmanlıca tarih, Osmanlıca kültür, Osmanlıca ilim, Osmanlıca zenginliktir bir yerde.

Osmanlıca temellerini öğrenmek kolaydır. 

Osmanlıca nedir

Osmanlıca, daha çok harekesiz yazılır. Arapça gibi görünür, Türkçe okunur. Zorluğu kelime ve terkipleri tanıyıp, çözebilmektedir.

Kategori: Anasayfa Ekleyen: Tazammun Tarih: 2019-09-08

Fiile maruz kalan, fiilin üzerinde cârî olduğu şeye ism-i mef’ûl diyoruz.

İsm-i mef’ûl vezninde gelen bazı kelimelere bakalım:

 مشغول منسوب موهوم مشكوك
منصور مغلوب مكتوب متروك
مقتول مخلوق مرقوم مظلوم
مذكور مسكون مأمور مطلوب

Meşgûl, mensûb, mevhûm, meşkûk

mansûr, mağlûb, mektûb, metrûk

maktûl, mahlûk, merkûm, mazlûm

mezkûr, meskûn, me’mûr, matlûb.

Kelimelerin sıkça karşınıza çıkmasıyla hafızada yer alması kolaylaşacaktır. Bunun için bolca okumalısınız. Misallerde, mazlûm, zulme maruz kalan; mansur, kendisine yardım olunan; maktûl, katledilen manalarındadır. Hareke olmadan, aynı ölçüyle gelen ve aynı mana bütününde yer alan kelimeler. Lugat manalarına bakınız.

Kategori: Anasayfa Ekleyen: Tazammun Tarih: 2019-08-28

Osmanlıca okumada, Arapça kelimeleri tanımanın yeri büyüktür. Fiili işleyen fâil, fiile maruz kalan mef’ûl olmaktadır.

İsm-i fâil vezninde gelen bazı kelimelere bakalım: 

حاكم شاكر فاتح فاعل
ظاهر كافر جاهل عالم
عابد عارف قاتل ظالم
حافظ تاجر غافل شامل
فارق حامل غالب طالب

Hâkim, şâkir, fâtih, fâil,

zâhir, kâfir, câhil, âlim,

âbid, ârif, kâtil, zâlim,

hâfız, tâcir, gâfil, şâmil,

fârik, hâmil, gâlib, tâlib.

Harekesiz yazdığımız bu kelime misalleri hep aynı vezinde, aynı hareke ve okuyuş üzere olduklarından, artık onları tanıyoruz. Bunlar hep fâil manası veren isimlerdir. Hâkim, hükmetme; zâlim, zulmetme; şâkir ise şükretme işini yapıyor.

Kategori: Anasayfa Ekleyen: Tazammun Tarih: 2019-08-28

Lisanımızda Fârisî kâidesiyle yapılan mürekkeb sıfatlar eskiden pek ziyade kullanılırdı. Bunlara «Vasıf Terkîbi» dahi denir.

En mühim Farisî mürekkeb sıfat kâideleri şunlardır:

1. Farisî emri hâzırların evveline münasip bir kelime getirilir:

Mürekkeb Sıfat Münasip Bir Kelime Fârisî Emri Hâzır
شرف بخش شرف بخش
حریت پرور حریت پرور
روح نواز روح نواز
وقعه نویس وقعه نویس
ملال آور ملال آور
دهشت انگیز دهشت انگیز
سما پیرا سما پیرا
طاقت شکن طاقت شکن

Bahş » Şeref » Şerefbahş (Şeref veren)

Perver » Hürriyet » Hürriyetperver (Hürriyeti seven)

Nevâz » Ruh » Ruhnevâz (Rûhu okşayan)

Nüvîs » Vak’a » Vak’anüvîs (Vak’a yazan)

Âver » Melâl » Melâlâver (Keder getiren)

Engîz » Dehşet » Dehşetengîz (Dehşet koparan)

Pîrâ » Semâ » Semâpîrâ (Semâyı süsleyen)

Şiken » Tâkat » Tâkatşiken (Tâkati kıran)

2. Fârisî Tavsîfî Terkiplerden mevsûf’un esresi hazf edilerek mürekkeb sıfat teşkîl olunur:

Mürekkeb Sıfat Tavsîfî Terkip
دلشاد دل شاد
سينه صاف سينهٔ صاف

Dil-i Şâd (Memnun gönül) - Dilşâd (Memnun gönüllü)

Sîne-i Sâf (Temiz yürek) - Sîne Sâf (Temiz yürekli)

3. Fârisî Tavsîfî Terkiplerde sıfat ile mevsûf’un yerleri tebdîl olunur, yani sıfat, mevsûf’un evveline getirilir mevsûf’un esresi hazf edilir:

Mürekkeb Sıfat Tavsîfî Terkip
عالى قدر قدر عالى
خوشبو بوى خوش

Kadr-i Âlî (Yüksek kadir) - Âlî-kadr (Yüksek kadirli)

Bûy-i Hoş (Güzel koku) - Hoş-bû (Güzel kokulu)

4. Fârisî İzâfî Terkiplerde muzâf ile muzâfun ileyh’in yerleri değiştirilir; yani: muzâfun ileyh evvel, muzâf sonra getirilir ve muzâf’ın sonundaki esre hazf edilir:

Mürekkeb Sıfat İzâfî Terkip
ماهْ پرتو پرتوِ ماه
فضيلتْ سمات سماتِ فضيلت

Pertev-i mâh (Ay ziyâsı) - Mâh-pertev (Ay ziyâlı)

Simât-ı Fazîlet (Fazîletin alâmeti) - Fazîlet-simât (Fazîlet alâmeti)

5. Teşbîh gösteren Fârisî İzâfî Terkiplerden muzâf’ın nihayetindeki esre hazf edilerek teşkil olunur:

Mürekkeb Sıfat Teşbîhî Terkip
ماهْرو ماهِ رو

Mâh-i Rû (Ay gibi yüz) - Mâh-rû (Ay yüzlü)

6. Fârisî ism-i mef’ûllerin evveline münasip bir kelime getirilerek yapılır:

Mürekkeb Sıfat Münasip bir Kelime İsm-i Mef’ûl
تجرب ديده تجربه ديده
أمل شكست أمل شكسته

Dîde » Tecrübe » Tecrübe-dîde (Tecrübe görmüş)

Şikeste » Emel » Emel-şikeste (Arzusu kırılmış)

*Hazf edilmek: Giderme, yok etme.

Türkçe Yeni Sarf ve Nahiv Dersleri (Sh. 85-86) - Midhat Sâdullâh (İktibas ile hazırlanmıştır)

Kategori: Anasayfa Ekleyen: Tazammun Tarih: 2019-03-10

Farsça ekler Osmanlı Türkçesinde mühim bir yer tutuyor. Farsça ekleri iki kısımda ele alalım.

Farsça Ön Ekler

Kelimenin önünde yer alan ve ekleri kelimeye olumsuzluk manası vermektedir.

Bîhaber: habersiz

Bîhuzur: huzursuz

Bîcân: cansız 

بى جان بى حضور بى خبر

Nâhak: haksız

Nâmüsâid: müsait olmayan

Nâhoş: hoş olmayan

نا خوش نا مساعد نا حقّ

Hem eki beraberlik bildirir.

Hemcins: aynı cinsten

Hemfikir: aynı fikirde, fikirdaş

Hemşehrî: aynı şehirli

هم شهرى هم فكر هم جنس

Ber eki üzere manası verir.

Berdevam: devam üzere

Berkemâl: kemâl üzere (mükemmel)

بر كمال بر دوام

Ez eki -den, -dan manası verir.

Ezcümle: bu cümleden (örneğin)

Ezkaza: kazaen

از قضاء از جمله

Der eki -de, içinde manası verir.

Derkenar: kenarda

Derhâtır: hâtırda

Derhâl: hâlde (hemen şimdi)

در حال در خاطر در كنار

Farsça Son Ekler

Kelimenin sonuna eklenenlere bakalım.

Âne eki nispet bildirir.

Şâhâne: Şâhça (Şâha yakışır biçimde)

Merdâne: Merdçe (mert olana yakışacak biçimde)

Câhilâne: cahilce

جاهلانه مردانه شاهانه

Gîn eki -li manası verir.

Gamgîn: gamlı

Engîn: enli

انكين غمكين

Mend eki -li manası verir.

Hissemend: hisseli

Arzumend: arzulu

Dânişmend: bilgili

دانشمند ارزومند حسه مند

Gîr eki tutan, kabz ve zapt eden manası verir.

Tarafgîr: taraf tutan

Destgîr: el tutan (yardımcı)

Cihangîr: Cihânı ele geçiren

جهانگیر دستگیر طرفگیر

Vâr eki sahiplik, maliklik manası verir.

Ümidvâr: ümitli

Şâhvâr: Şaha yaraşır biçimde

شاهوار اميدوار
Kategori: Anasayfa Ekleyen: Tazammun Tarih: 2019-03-02