Nef, kâf-i nûnî ya da kâf-i Türkî. Osmanlıca'da mühim bir yer tutuyor. Bazı eklerde görebildiğimiz gibi, bazı kelimelerde de karşımıza çıkabiliyor.

 

أوڭ اڭسه أڭ اوڭجه اوڭا اوڭارمه
اڭگين ايڭله مك آڭلامق اڭمق بڭز بڭزه مك
بڭا بوڭا بوڭالمق بيڭ پيڭار چڭه
دڭز دڭسز ديڭله سيڭير سيڭسى سڭا
شوڭا صوڭ صوڭره طوڭمق قراڭلق يالڭز
ياڭليش گوڭل گڭيز گڭيش ياڭاق يڭى
يوڭ يڭمك آڭلام ايڭيم دڭه مك بوڭامق
صاڭسار ياڭيلمق يوڭلتمك اوڭر قوڭشو يڭمك

 

Evin, ense, en, önce, ona, onarma, 

engin, inlemek, anlamak, anmak, beniz, benzemek, 

bana, buna, bunalmak, bin, pınar, çene, 

deniz, densiz, dinle, sinir, sinsi, sana, 

şuna, son, sonra, donmak, karanlık, yalnız, 

yanlış, gönül, geniz, geniş, yanak, yeni, 

yön, yenmek, anlam, inim, denemek, bunamak, 

sansar, yanılmak, yöneltmek, öner, konşu (komşu), yenmek

 

Kâf-i nûnî bazen kâf şeklinde (üç nokta koymadan) yazılmaktadır.

Kategori: Osmanlıca imla Ekleyen: Tazammun Tarih: 2016-09-21

Emir bildiren fiillere “emir sigası” denir.

Gel, koş, bul, tut, aç, kes gibi emirler muhatabımıza yani karşımızdakine söylendiğinden bunlara “emri hâzır” deriz.

گل ، قوش ، بول ، طوت ، آچ ، كس

Yanımızda bulunmayanlara yöneltilen emir ifâdeleri, gelsin, koşsun, bulsun, tutsun, açsın, kessin gibi ise “emri gâip” oluyor.

گلسين ، قوشسون ، بولسون ، طوتسون ، آچسين ، کسسين

Kategori: Osmanlıca imla Ekleyen: Tazammun Tarih: 2016-09-09

Kelimeleri; aralarındaki münasebeti bildirerek birbirine rapt eden kelimelerdir.

Herşey görmek [ile] olur.

.هر شيئ كورمك ايله اولور

Ne kurt [gibi] yırtıcı ne de koyun [kadar]durgun olmalıdır.

.نه قورت كبى ييرتيجى  نه ده قويون قدر دورغون اولملى در

Türkçede isimlerin ve isim yerinde bulunan diğer kelimelerin münasebetleri hal tasrifi ile ifade edildiğinden münasebet göstermek için kullanılan kelimeler pek azdır. Başlıca nispet bildiren kelimeler şunlardır:

ile, için, üzre, gibi, kadar, işte.

.ايله ، ايچين ، اوزره ، گبى ، قدر ، ايشته

Kime ve kimden hallerinde sonra gelen bazı kelimeler bu hallerde bulunan kelimelerle birleşerek nispet terkibi yaparlar:

Kime, neye, dair, karşı, göre, doğru, rağmen, kadar..

. .كيمه ، نه يه ، دائر ، قارشى ، كوره ، دوغرى ، راغماً ، قدر

Kimden, neden, dolayı, başka, ise, sonra, evel, beri.

.كيمدن ، نه دن ، دولايى ، بشقه ، ايسه ، صكره ، اول ، برى

Şu eserden istifâde edildi: Türkçe'nin Sarfı - Hakkı Ateş

Kategori: Osmanlıca imla Ekleyen: Tazammun Tarih: 2016-09-08

Hane, bağçe, bağ, bostan, Peygamber, taht, Padişah, Şehzade, ahu, peri, çarmıh, çeşme, ümid, pervane.

خانه ، باغچه ، باغ ، بوستان ، پيغمبر ، تخت ، پادشاه ، شهزاده ، اهو ، پرى ، چارميخ ، چشمه, اميد ، پروانه

Kategori: Osmanlıca imla Ekleyen: Tazammun Tarih: 2016-07-13

Sayılar:

Yek, dü, se, çehar, penc, şeş, heft, heşt, neh, deh.

Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz, on.

يك ، دو ، سه ، چهار ، پنج ، شش ، هفت ، هشت ، نه ، ده

Günler:

Yekşenbe, Düşenbe, Seşenbe, Çeharşenbe, Pencşenbe, Cuma, Şenbe.

Pazar, Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma, Cumartesi.

يكشنبه ، دوشنبه ، سه شنبه ، چهارشنبه ، پنج شنبه ، جمعه ، شنبه

Kategori: Osmanlıca imla Ekleyen: Tazammun Tarih: 2016-07-13
««123456»»